DKP/Birlik Avrupa Komitesi’nden Irkçı Faşist Katliama Karşı Açıklama

418

Tüm Vahşetiyle Süren Faşist Türk Devleti Katliamlarına ve Saldırılarına Karşı, Her Alanda Daha Fazla Birleşerek Direnelim ve Mücadele Edelim!

30 Temmuz 1943’ten 2021’e ırkçı ve tekçi faşist Türk devlet geleneği yukarıdan aşağıya tüm vahşetiyle sürüyor. İki gün önce Konya Meram’da 7 Kürt yurtseverinin katledilmesi, ne ilk ne de sondur. Hiç kuşkusuz katliamcı ve soykırımcı geleneği, Osmanlı’dan bu yana egemenlik odaklarının genel niteliğidir. İnkar, imha ve tasfiye amaçlı katliam ve kırımlar ile ırkçı faşizm, devletin temel kurumlarından toplumun bütün kesimlerine kadar genel bir karakter olarak genişletilmiştir.

Tekçi faşizm gerçekliği üzerinden devletin inşası ve devamı sürgit devam ettirilmiştir. Öyle ki devletin bekası konseptiyle tek millet-devlet-bayrak-dil-vatan argümanları eşliğinde tekçi faşizm sürekli olarak kendini bu temelde yapılandırarak bugünlere kadar gelmiştir. Irkçı faşizm zehri, öyle böyle değil, her yönüyle Türkleştirme, olmuyorsa da topyekûn inkar ve imha ile ortadan kaldırma yönelimi ile genel bir niteliğe dönüştürülmüştür.

Son süreçteki Kürt halkına karşı ırkçı faşist saldırı ve katliamları da, bu faşist Türk devlet gerçekliği ile doğrudan ilişkilidir. AKP-MHP-BBP-Vatan Partili ve Ergenekon bozmalı hakim sınıf kliklerinin ırkçı-faşist tekçi devlet konseptleri temelindeki organize edilmiş saldırı ve katliamları olarak gerçekleştirilmektedir. Sıradan ve kendiliğinden, aynı mahalle ya da köylülerin basit bir komşuluk husumeti ya da birden fazla ailenin arazi kavgası ve tekil düşmanlıkları asla değil, kesinlikle faşist Türk devleti yönlendirmeli inkar ve imha amaçlı saldırı ve katliamlar gerçekliğidir. Hızından hiçbir şey kaybetmeden gerçekleştirilen kanlı operasyonlar ve katliamlar, kesinlikle münferit olaylar ve gelişmeler değildir. Aksine tam da adına yerli ve milli ırkçı faşist katliam demek doğru ve yerinde bir nitelemedir. Son süreçteki ırkçı faşist saldırı ve katliamlar, sivil faşist çetelerin yeniden yapılandırıldığı ve faşizmin yeni konseptler ile egemenliğini sürdürme ısrarını da göstermektedir.

Faşist diktatörlük, başta Kürt ulusu olmak üzere halklara ırkçı ve tekçi her türlü saldırının yollarını döşeyip zeminini hazırlıyor, katliamlar karşısında ise hiç utanmadan iki yüzlü politikalar ile manipülasyonlar yaratıyor. Yalan ve demagojileriyle algı operasyonları ve yanılsama politikalarıyla hedef şaşırtmaktan bir an olsun vazgeçmiyor. Fakat neresinden tutarsanız tutun çok geçmeden ırkçı faşist niteliği ayan beyan kendini ele vermektedir. Faşizm kendini ne kadar inkar ederse etsin, yaşanan vahşi katliamlar gerçekliği bunu göstermektedir. O halde düşmanın her türlü hile ve entrikalarına karşı uyanık olmalıyız. Bizzat katliamın sorumlusu ve faili, AKP-MHP hükümeti önderliğindeki egemen faşist Türk devletidir. Öteden beri devam eden bu katliamcı ve soykırımcı devlet gerçekliğini, ezilen ve sömürülen halklarımız, yaşadıkları acı tecrübeleriyle belleklerine iyi kazımalıdır. Düşman gerçeğini doğru kavramalı ve faşizme karşı topyekûn seferberlik halinde direnmeli ve mücadelemizi yükseltmeliyiz. Geçmişten bugüne faşist saldırılar ve Konya Meram’daki 7 Kürt yurtsevere yönelik kanlı vahşet, tamamen faşist Türk devletinin planlı ve sistemli politikalarıyla gerçekleştirilen katliamlardır.

AKP-MHP-Ergenekon faşizmini gerçekten yeneceksek, daha fazla birleşik örgütlü direnişi ve mücadeleyi yükseltmek zorundayız. Özgürlüğü gerçekten ellerimize geçireceksek, durmaksızın her alanda halkların birleşik örgütlü gücünü daha fazla inşa etmeli ve mücadeleyi geliştirmeliyiz.

Kahrolsun Irkçı-Faşizm ve Her Türden Gericilik!

Kahrolsun İnkarcı-Katliamcı ve Soykırımcı Faşist Türk Devleti!

Faşist Saldırı ve Katliamlara Karşı Daha Fazla Birleşelim ve Mücadele Edelim!

Yaşasın Halklarımızın Birleşik Örgütlü Direnişi-Mücadelesi ve Devrimci Savaşı!

Devrimci Komünarlar Partisi/Birlik – Avrupa Komitesi